|
|
|||||||||
|
|
|
||||||||
![]() |
|
||||||||
|
MYOMLAR Rahimde ur dendiğinde akla ilk gelen myomlardır. Myomlar ya da halk arasında söylendiği şekilleriyle miyom, miyon ya da miyomlar rahim ve rahim ağzında görülebilen, düz kas dokusundan gelişen selim (iyi huylu) tümöral yapılardır. Genellikle yuvarlak ve pembemsi renktedirler ve rahim içinde her yerde bulunabilirler. Otuzbeş yaşın üzerindeki kadınların % 20’sinde rahimde ur (myom ya da miyom) görülmektedir. Yani aslında oldukça sık rastlanan oluşumlardır. Myonlara en çok 35-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır. Ergenlik döneminde görülmesi çok ender bir durumdur. Yine menopoz döneminde de myom görülme sıklığı düşüktür ve doğurganlık yaşlarında miyom tanısı almış çoğu kadında menopoza girdiklerinde myom boyutlarında küçülme ve şikayetlerde gerileme görülür. Neden Myom Oluşur ? Myomun oluşumundaki mekanizmalar tam olarak açıklık kazanmamış olsa da, gelişme-büyümesinde östrojenin (kadınlık hormonunun) yer aldığı gösterilmiştir. Genel olarak myomlarda % 0.5 oranında kanser gelişim olasılığı olduğu kabul edilmekle birlikte, birçok çalışmada bu oranın çok daha düşük olduğu görülmüştür. Yani myomu olan kadınların telaşlanmalarına gerek yoktur. Myomun yol açtığı şikayetler nelerdir? Myomlar sıklıkla belirti vermezler. Bazen jinekolojik muayeneler esnasında tamamen tesadüfen de tespit edilirler. Ancak; çoğu zaman büyüme ve yerleşimleriyle orantılı olarak şu bulguları verebilirler;
Adet kanamalarının
fazla olması ve uzun sürmesi Rahim içini kaplayan myomlar bazen tekrarlayan düşüklere de yol açabilirler Myom (rahim uru) tanısı koymak kolaydır. Tipik belirtilerle gelen bir kadında yapılan basit bir jinekolojik değerlendirme (muayene ve ultrason) ile tanı koyulur. Kimlerde miyom vardır? Her 100 kadından yaklaşık 15'inde çapı ufak veya büyük, az sayıda veya çok sayıda, belirti veren veya vermeyen miyomlara rastlamak mümkündür. Miyomlar sıklıkla 30-40 yaş grubu kadınlarda saptanırlar. Ergenlik çağından önce teorik olarak miyomlara rastlamak mümkün olmakla beraber bu durum enderdir. Miyomlar menopoz çağında vücutta östrojen hormonu salgısının azalmış olmasıyla birlikte gerileme gösterirler ve bu nedenle üreme çağında miyom tanısı almış kadınların çoğunda menopoza girdikten belli bir süre sonra miyomların hızla küçüldüğü ve hatta kaybolduğu gözlenir. Miyomlar ne gibi belirtiler yapar? Miyomlar sıklıkla belirti vermezler ve başka bir nedenle yapılan jinekolojik değerlendirmede tesadüfen saptanırlar. Belirtilere neden olan miyomların yaptığı şikayetler öncelikle rahim içinde bulundukları bölgeye, sonra da büyüklük ve sayılarına bağlıdır. "Submüköz" yer alan çok ufak bir miyom rahim iç tabakasını tahriş ederek düzensiz kanamalara yol açabilirken, "subseröz" yer alan portakal büyüklüğünde bir miyom hiçbir belirti vermeyebilir. Genel olarak, "submüköz" yer alan miyomların sıklıkla ara kanamalara neden olduğu söylenebilir. Yine bu yerleşimdeki miyomların rahim iç tabakasında etkili oldukları alan ne kadar büyük olursa, gebelikte düşüğe neden olma olasılıkları da o kadar artar. "İntramural" yerleşimli miyomlar ise sıklıkla adet kanamalarının uzun sürmesi şeklinde belirti verirler. Bu durum, bu miyomların rahim kasılmasınının kanamayı durdurmadaki etkinliğini azaltmasına bağlanabilir. "Subseröz" miyomlar ufak olduklarında sıklıkla belirti vermezler, ancak çok büyük olduklarında etraf dokularda yaptıkları basıya bağlı belirtiler verebilirler. Örnek olarak öne doğru büyüyen bir miyom idrar torbasına baskı yaparak sık idrara çıkma şikayetlerine neden olabilir. Yine arkaya doğru büyüyen bir miyom kalınbağırsağa baskı yaparak kabızlık şikayetine neden olabilir. Fallop tüplerine bası, bir gebe kalamama nedeni olabilir. Miyomlarda Bozulma ("Dejenerasyon") Miyomlar özellikle hızlı büyüdüklerinde kendilerini besleyen kan damarlarının yetersiz kalması sonucu dejenerasyon adı verilen yapısal değişikliklere uğrarlar. Vücutta kanla beslenmesi yetersiz olan her organda olduğu gibi bu durumun miyomlarda oluşması da ani başlayan şiddetli ağrıların hissedilmesine neden olur. Miyomların bozulmasına özellikle gebelik döneminde nispeten sık rastlanır. Miyomların Kanserleşmesi Miyomlarda kanserleşmeye çok ender rastlanır. Miyom dokularından gelişen sarkom türü kanserler oldukça kötü seyirli kanserlerdir. ALTERNATİF OLARAK ŞİFALI BİTKİLERDEN NASIL YARARLANILABİLİR
VİTAMİNLER - MİNERALLER - ENZİMLER
AMİNOASİTLER NEDİR? HİÇ BİR HASTALIK YOKTUR Kİ ŞİFASI OLMASIN, ÖLÜM HARİCİNDE!!!
Emekli
Araştırmacı Basın Mensubu
(0326) 413
01 77
iletisim@kevserlokmanhekim.com Sağlıklı Yaşam Dileklerimizle... |
|
||||||||
|
|
|
||||||||
|
|
|||||||||
|
TÜM BAYANLAR MUTLAKA OKUYUNUZ..! KADIN HASTALIKLARI A – KADIN CİNSEL VE ÜREME ORGANLARI Yumurtalıklar Yumurtalıklar kadınlarda sağlı sollu 2 adet olup, onların cinsel bezeleridir. Bu yumurtalıklar karnın alt tarafında kasıklara yakın yerdedirler. Yumurtalıklar, erkeklerin husyeleri gibi olup, hayli karışık görevleri vardır, bunların en önemlisi:
-
Yumurta meydana getirmek, Yumurtalıklar birer badem iriliğinde ve beyaz renktedirler. Yumurta Erkeklerin sperması gibi kadınların da yumurtaları vasıtasıyla yumurta meydana getirirler. Kadınlarda her 28 günde 1 yumurta meydana gelir. Yumurta Kanaları Yumurtanın rahime kadar ulaşmasını sağlayan 10 cm kadar boyda borulardır. İç kısımları gözle görülemeyecek kadar dardır fakat bu borular içinde yumurta ve erkek tohumları gezinebilirler ve birbirini bulurlar. Yumurta kanaları yumurtayı içine almak için baş tarafı huni gibidir ve bu huninin baş tarafındaki çıkıntılar yumurtlama zamanı, yumurtaya doğru uzanarak çıkan yumurtanın içlerine düşmesini sağlar. Döl Yatağı (Vajina)
Erkekle cinsel temas sırasında erkeğin
kamışı bu kısma girer ve spermasını buraya boşaltır, onun için bu
kısma DÖL YATAĞI denir. Rahim Bu organ döllenmiş yumurtanın tutulup bebeği meydana getirmesine yarar. Rahim karnın alt tarafında kalın barsak ile mesane arasında arasın da sıkışmış incir büyüklüğünde bir organdır. Rahim üst taraflarına yumurta kanalarına alt tarafında da döl yatağı ile irtibatlıdır. RAHİM VE HORMONLARLA İLİŞKİSİ Rahim iki regl arasındaki 28 günde yan kasları değişiklik gösterir. Her ay, gelecek yumurtanın döllenip orada tutunup gelişeceği ümidile, follikülin hormonu etkisiyle rahim kasları kalınlaşır, kan damarları şişer, böylece rahim içi hayli şişkinleşir. Bu kalınlaşma ve damarların şişmesi regl bitiminden yumurtanın yumurta kanalına düştüğü güne kadar oluşur (1 – 14 üncü gün). 14 üncü günden sonra follikülin hormonu yanında Sarı Cismin vermeye başladığı PROGESTRON hormonu da rahime etki etmeye başlar ve rahim kenarları iyice şişer, bol kan ve gıda maddesi gelmeye başlar. Gelen yumurta döllenmiş olurda rahime tutunursa 27 inci güne doğru Sarı Cisim erir hormon miktarı azalır rahime gelen gıda ve kana ihtiyaç kalmaz ve rahimin şiş yüzeyinde damar patlaması olarak Regl kanamsı olur. O zamana kadar o kısma gelmiş gıda maddelerini regl kanı süpürüp dışarı atar. AYLIK (İki Regl Arası) GELİŞME Hanımlar bluğ çağına girmelerinden itibaren normal olarak 28 günde bir regl olurlar. Bu 28 gün zarfında bir defa yumurtlarlar bu yumurta döllenmezse 28 gün regl kanaması olur ve bu olaylar MENOPOZ (Kesilme) yaşına kadar sürer gider. Aylık yani bu 28 günlük gelişme (devir) iki kısma ayrılır: 1’inci kısım: Regl’in olduğu ilk günden 14’üncü güne kadar yani yumurtanın olgunlaşıp yumurta kanalına düşene kadar ki zamandır. 2’inci kısım: yumurtlamadan yeni regl’in görüldüğü ilk güne kadarki ikinci 14 gündür. Pek çok kadında bu normalde 28 günlük olan süre tam olmaz bazılarında 28 günden fazla bazılarında 28 günden kısa sürer. Bu süre değişikliği yukarıdaki iki kısımdan 1 incisinde olur yani regl gününden yumurtlama gününe kadar olan süre uzar veya kısalır. Yumurta döllenmezse 28’inci günü, rahimde kanama olur ve bu kan regl kanı olarak dışarı akar gider. B – CİNSEL ORGANDAKİ HASTALIKLAR ve BOZUKLUKLAR 1) UD YERİ KAŞINTISI Genç kızları ve evli kadınları en çok rahatsız eden şeylerden biri ud yeri kaşıntısıdır. Ud yeri kaşınması denilince: - Vulva yani dış cinsel organ kaşınması, veya - Vajina (döl yatağı) kaşınması anlaşılır. Bu her iki kaşıntıyı çeşitli nedenler yapar. Kaşıntıları gidermek için, kaşımak o an için rahatlatır gibi olur ama arkasından kaşıntı daha fenalaşır şiddetlenir ve dayanılmaz hale gelir. Bu nedenler kaşımadan ziyade rahatsızlığı kökünden giderme çareleri aranmalıdır. Bazen kaşıntı yanma ile birlikte olur. Genellikle kaşıntı geceleri olur ve hastayı uyutmayarak sinir sisteminin bozulmasına neden olur. Kaşınma: - Beslenme hatalarından, - Şeker hastalığından, - Çeşitli mikroplardan, - Bazı parazitlerden, - Beyaz akıntıdan olabilir.
2) BEYAZ AKINTI Genç kızlar bluğ çağına girerken, yumurta akı şeklindeki rahim ağzı salgısı dışarı akar bu tabiidir. Daha sonra regl’e 2 – 3 gün kala veya regl’den 2 – 3 gün sonra yine bu akıntı olabilir. Ayrıca Kansız, zayıf, hazımsızlık çeken, s,n,rleri bozuk kız ve kadınlarda da beyaz akıntı olabilir. Bazen (ud yeri kaşıntısı) yapan etmenlerden de beyaz akıntı olur. Her neden olursa olsun beyaz akıntı vaktinde tedavi edilmezse zamanla ilerler ve akıntı yeşil-sarı, pis kokulu bir hal alır. Kilotu kirletir ve ud yerinde kaşıntıya sebep olur. Giderilmesi · Belirli bir sebebi varsa önce o giderilir. · Hastalık geceye kadar mümkün mertebe ayakta az durmalı ve uzun yürüyüşlerle yorulmamalıdır. Sadece günün güneşli saatlerinde açık havada yorulmadan kısa yürüyüşler faydalıdır. · Diet. Beslenmenin beyaz akıntıda önemi büyüktür. ** Bol iyotlu ve demirli gıdalar yemelidir. ** Sık sık madensuyu içilmelidir. ** Yasak olan şeyler : alkol, sigara, pastırma, sucuk, kaşar, tulum peynirleri. Akıntı süresince cinsel temas olmamalı. Bedenen fazla yorulmamalıdır. 3) VAJİNA İLTİHABI Trichomonas paraziti, çeşitli bakteriler Monilia albicans mantarı gibi etmenler vajinada iltihaplanmaya neden olurlar. Vajinadan akıntı olur. Doktor iç kısma bakınca vajinanın iç yüzeyinde yer yer kabarıklar ve kızarmalar olduğunu görür. 4) RAHİM URU (Fibrom) = Miyom Rahimde meydana gelen ve pek çok kadında görülen Ur’a Rahim Uru Miyom veya Fibrom denir. Bu urlar başlangıçta fazla acı ve ağrı yapmaz ve zararsızdır ancak tedavi edilmezlerse çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir. Önceleri fındık iriliğinde olan ur zamanla büyür, elma, portakal hatta 10 – 15 kg. ağırlıkta lahana gibi olabilirler. Rahim uru daha çok çocuksu kadınlarda ve her yaştaki kadınlarda olursa da genellikle 30 – 40 yaş arası fazla görülür. Kesilme (menopoz) döneminden sonra pek görünmez. Hatta o zamana kadar mevcut ur menopoz döneminde ufalmaya erimeye başlar. Belirtileri Rahimde ur meydana gelmesi şu belirtilerle kendini belli eder: 1) Regl kanmaları eskiden 4 – 5 gün sürerken son aylarda bu 6 – 7 gün sürer ve akan kan miktarı eskisine nazaran daha fazla olur. Veya, 2) İki regl arası günlerde kanamalar görülür, veya, 3) Yine regl arası günlerde beyaz akıntı veya gül rengi akıntı olur. (Yalnız regl kanamalarının uzun sürmesi veya iki regl arası günlerdeki kanama : Rahim kanseri, yumurtalık ve rahimdeki şişmeler ve kan hücümundan düşük veya kürtaj sonunda içeride parça kalması halinde de olabilir, bunu doktorlar rahatça tesbit eder.) Zamanla ur büyüdükçe aşağıdaki belirtiler hissedilmeye başlanır: 4) Vücudun alt tarafında makatla ud yeri arasında baskı ve ağırlık hissedilir. 5) Bu kısımda zaman zaman ağrı olur ve bu ağrı kalçalara doğru yayılır. 6) Ur zamanla daha da irileşirse karın şişer. Büyüyen ur o civardaki organlara baskı yapar, bunu sonucu: 7) Bacak toplardamarlarını bastırarak bacaklarda şişmelere neden olur. 8) Ana sinirleri sıkıştırarak makattan topuğa kadar siyatik sinirinin ağrımasına sebep olur. 9) Kalın bağırsağa baskı yaparak kabızlığa neden olur. 10) Mesaneyi bastırır ve idrar borusunu sıkıştırarak işemeyi sık sık ve azar azar yaptırmaya sebep olur. 11) Bazen bu zararsız rahim uru kanser uruna çevirir ve hastanın hayatını tehlikeye sokar. Doktorlar el ultrason ve röntgen muayenesi ile ve laboratuar tetkikleriyle rahim urunu tesbit eder ve tedavisine geçer. Sebebi Rahim urunun olmasında çeşitli faktörler bir arada etki eder. Bu çeşitli iç ve dış etkenler vücutta çeşitli artık maddelerini ve zehirlerin birikmesine ve vücudun zayıf yerlerinde toplanmasına ve orada ur polip vb. arızaların doğmasına neden olur. Rahimde ur mikropların etkisiyle meydana gelmiş bir rahatsızlık değildir. Rahmin iç ve dış kısmında zayıf kalan kısımlarda pislikler ve zehirli maddeler birikerek orada yuvarlak ve yumuşak şişkinliklerin doğmasına sebep olurlar. Bazı kadınlarda doğuştan yada sonraki etkenlerle rahim zayıf kalabilir. Kan dolaşımının fazla olduğu rahimde zayıf noktalarda zehirlerin ve pisliklerin etkisiyle bu nevi urlar şişlikler meydana gelir. Rahimi zayıf düşüren ve dolayısıyla onda ur veya benzeri rahatsızlıkların doğmasına neden olan iç ve dış etkenleri şöyle sıralayabiliriz: 1) Tüm organların ve bu arada rahmin güçlü kalabilmesi ve sağlığını koruyabilmesi için dengeli ve yeter beslenmesi gerekir. Beslenmeye önem vermeyen bilhasa vitamin ve minerallerce fakir yiyecekleri çok yiyende rahim zayıf düşer bunlarda ur çok olur. 2) Vücutta fazla zararlı madde bırakan sigara alkol, kahve, içenlerde pastırma sucuk sakatat, bayat yiyecekleri çok yiyenlerde diğer hastalılar yanında rahim uruda çok olur. 3) Havası rutubetli, pis, ışık almayan yerlerde çalışan veya oturan kadınlarda kan yeterince temizlenemez dolayısıyla her nevi hastalık bunlarda da çok görülür. 4) Çeşitli nedenlerle sinir sistemi bozuklukları olanlarda (geçimsizlik, kıskançlık, cinsel tatminsizlik, bekarlık, çocuksuzluk ekonomik sıkıntılar) tüm salgı sistemini bozar dolayısıyla vücutta genel bir zayıflık güçsüzlük doğar. Bu gibi hanımlarda rahim uru fazla görünür. Bunlar iyi ve dengeli beslenmelerde yediklerinden tam yararlanamaz ve vücutları dayanıksız kalarak çeşitli hastalıklara ve bu arada rahim uruna çok tutulurlar. 5) POLİP Rahim içinde meydana gelen saplı ura polip denir. Regl dışı kanamalarla kendini beli eder daha ziyade hormon dengesizliği ve cinsel tatminsizlikle meydana gelir. Menopoz dönemine girince bazen bunlar erir gider bazı hallerde doktorlarca ufak bir operasyonla alınabilirler. 6) RAHİM İLTİHAPLANMASI Rahim alttan ve üsten kapalıdır ve bu nedenle kolay kolay mikroplar giremez ama kan ile veya bazı arızalar sonucu mikroplar bazen rahme kadar ulaşır ve onun iç yüzeyini iltihaplandırabilir. - Bazı cinsel hastalıklara (bel soğukluğu) yakalanma; - Doğum ve düşük sonrası enfeksiyonlar; - Kürtaj sonrası olacak enfeksiyonlar; - Yeterli ve dengeli beslenmeyenlerde tüm organlar zayıf ve dayanıksız kalır ve en ufak şeyde hastalanabilir. - Kanı zehirleyen sigara çalışma veya oturma yerinin havasının pisliği, kabızlık, çürük diş, bademcik, apandisit gibi nedenleri olanlarda da kanda mikrop çoğalır ve bunlar rahime kadar ulaşarak onu hastalandırabilirler. Belirtileri - Hasta karnın alt tarafında bir ağırlık hisseder. Rahimde ağrı olur ve bu ağrı böbreklere kasıklara ve kalçalara doğru yayılır ve ayrıca hasta sık sık işeme ihtiyacı duyar ve ateşi yükselir. - Doktor vulvadan rahim ağzına bakınca, rahim ağzında yapışkan beyaz bir sıvı görür hastalık eskidikçe bu sıvı koyu ve irinli bir hal alır bu akıntı zamanla vajinadan dışarı akmaya başlar. - Rahim ağzı kızarmıştır. - Tedavi geçikirse hastalık yumurta kanallarına ve yumurtalıklara kadar geçer ve zamanla kısırlığa neden olabilir. 7) RAHİM KANSERİ Rahim kanseri önemli bir konudur ve oluş nedenleri ile tedavi yöntemleri iyi bilinirse kurtulunur. 8) YUMURTALIK KİSTİ Kadının regl’leri gayri muntazam olmaya başlar. Bazen yumurtlamanın olmadığı görülür (sıcaklık grafiği ile bu tespit olunabilinir). Röntgen muayenesinde yumurtalığının biri veya her ikisi üzerinde çok sayıda veya 1 tane yuvarlak ur görülür. Yumurtalıkta kistin oluşmasında regl düzensizliği ağrı oluşu, yumurtalık iltihaplanması, hormon dengesizliği gibi nedenler rol oynar. 9) YUMURTA KANALLARI İLTİHAPLANMASI Sebebi Rahim iltihabı yapan mikroplar yumurta kanallarını da iltihaplandırırlar. Aynı şekilde verem mikropları da yumurta kanallarının en büyük düşmanıdır. Çocukluk veya gençlik devresinde verem geçiren kızlar için en büyük tehlikelerden biri yumurta kanlarlının verem mikrobunca iltihaplanıp tıkanması ve sonunda kısır kalmalarıdır. Her nevi yumurta kanalı iltihabı vakit geçirmeden tedavi edilmelidir. Aksi halde ileride kısırlığa neden olabilir. Bazen yumurta kanallı iltihabı eskir ve oradan karın zarına geçer peritonite sebep olabilir. Kanalları iltihaplandıran mikroplar her zaman vücut içerisinde bulunabilir. Vücudu ve kanı etkileyen etkenler, çeşitli organların koruma gücünü azaltır ve en ufak şeyde bu mikroplar organları hastalandırır. Aşırı sigara, kahve, alkol, peklik, uykusuzluk, bedene ve beynen fazla çalışma dengeli ve yeterli beslenmeme yeterince çiğ sebze ve meyve yememe kansızlık gibi nedenler vücudu zayıf düşürü ve kolay hastalanmalara sebep olur. Belirtisi Yumurta kanalarından birinin veya her ikisinin birden iltihaplanması: - kasıklarda karnın alt tarafında veya her iki tarafında birden kuvvetli bir ağrı sancı, şişkinlik bulantı kusma hissedilir. Hafif ateş ve kalp atışınta artma olur. Bu ağrının regllerle ilgisi yoktur ağrı sürekli devam eder gider. - Yumurta kanalı iltihabı olan kadınlar cinsel temasta acı duyar bu nedenle cinsel temas istemezler ve onlara zevk değil acı verir. - Doktorlar röntgenle kanalların hangisinin tıkalı olduğunu tesbit ederler. 10) YUMURTALIK VE YUMURTA HUNİSİ İLTİHAPLANMASI Yumurtalık kadınların en mühim cinsel organıdır. Yumurtalıksız kadın kadın olmaz. Hormonları ile cinsel yaşamı sağlar. Yumurtalık hayli garantili muhafaza altına alınmıştır buna rağmen çeşitli etmenlerle hastalanabilir. En önemli hastalığı İLTİHAPLANMASIDIR. Sebebi - Döl yatağı (vajina) veya rahimin hastalanması ve mikropların oradan yumurta kanallarına ve yumurtalıklara kadar geçmesi. - Kasıkların fazla üşümesi soğuk mevsimlerde ince giyinme, soğuk denizde uzun süre kalma veya ıslak mayo ile oturma vs. - Süreğen bir apandisite mikroplar yakınındaki yumurtalıklara geçebilir. - Çocuk düşürme. - Karnın alt kısmında, kasıklarda kan dolaşımının yavaş olması gibi nedenlerden yumurtalıklar hastalanabilir.
Belirtisi - Yumurtalıkları iltihaplanan bir kadın otururken, kalkarken, sağa sola dönerken yani vücut hareketi yaparken karnın alt kısmında bir ağrı hisseder. - Cinsel temas sırasında kadın fazla ağrı duyar bu yüzden cinsel temastan kaçınır. - Beyaz akıntı olur ve bu akıntı zamanla irine karışık gelir. - Kadında çalışmaya karşı isteksizlik olur. - Bedeni ve ruhi tükenme ve bezginlik belirir. - Yumurtalık normal çalışmaz ve yeterli follikülin hormonu vermez bu durum kadının sinirlerini bozar.zamanla yaşam istek ve gücünü kaybeder. Bu birinci derecedeki bozukluklar kadında zamanla aşağıdaki ikince derce bozuklukların doğmasına sebep olur: - Vajinada yeterli süt asidi meydana gelmez, dolayısıyla vajina mikroplara karşı korunamaz olur orada zararlı mikroplar üreyerek beyaz akıntıya sebep olur. - Karın kasları katılaşır ve sertleşir. - Bu arada yumurtalıkların yeterince çalışmaması merkez hipofiz bezesini etkiler bu beze sürekli uyartı yapmak zorunda kalır bu uyartı tiroid bezinide etkiler ve bu beze normalin üzerinde çalışmaya başlar bunun sonucu: · Baş ağrısı, · Karnın alt kısmında ağrılar, · Barsaklarda şişlik ve kramplar meydana gelir. - Regller gayrimuntazam ve ağrılı acılı olmaya başlar. - Kadında kısırlık baş gösterir, hamile kalamaz olur.
V – REGL BOZUKLUKLARI REGL YOKLUĞU Regl yokluğu iki şekilde olur. - Bluğ çağına gelince 13-14 yaşında regl görülmez. Buna primer regl yokluğu denir daha çok rahmin ve yumurtalıkların gelişmemesinden çocuksu kalmasında olur. Bazı kızlarda da rahim eğridir ondan olabilir. - Birde olup gelirken genç ve orta yaşlarda regl kesilir. Buna sekonder regl yokluğu denir. Bunun sebebi: · Hamile kalmış olmaktan, · Genellikle ruhsal sıkıntı şok korku ve ağır üzüntüden olabilir. Nitekim 2. Dünya harbi sırasında Avrupa’da pek çok kadında regl kesilmesi olmuştur, harp bittikten sonra yıllarca bu korkunun etkisiyle reglleri olmamıştır. · Rahim ve yumurtalıkların üşütülmesi regli kesebilir. · Yaşamdaki bir değişiklik, başka il veya bir ülkeye gitme, çalışma hayatına atılma gibi nedenler. · Uzun süren oruçlar perhizler vücudu zayıf düşürü ve regl kesilir. · Kansızlıktan yumurtalıkların zayıf düşmesinden az hormon vermesinden. · Ateşli bir hastalıktan bazı ilaçlardan. · Beslenme yetersizliğinden veya dengesizliğinden .
Sekonder nedenlerden olup genel reglin kesilmesi o kadında: · Sıcaklığın yükselmesi (bilhassa geceleri yanar), · Baş dönmesi, baş ağrısı, · Sık sık burun kanaması, · Kalçalar arasında ağır ağrıya neden olur. Regl’in normal olması o kadının tümüyle sağlıklı olduğunu gösterir. Regl kadınların sağlığını gösteren bir barometre sayılır. Regller ağrısız acısız ve zamanında olmuyorsa sebebi bulunup giderilmelidir. REGL’İN FAZLA KANAMA YAPMASI Regl normal olarak 4 gün sürmekte ve kanama da belirli miktarlarda olur. Bazı hanımlar bluğa girmelerinden itibaren her ayki reglleri fazla kanamalı olur ve onları kansız halsiz bırakır. Bazılarında da regl kanamaları fazla olup gelirken, orta veya ileri yaşlarda bazı hastalanmalar veya hormon değişiklikleri sonucu regl kanamaları fazla olmaya başlar. Bu rahatsızlıklar sonucu 4 gün süren regl daha uzun süre 5-6 gün devam eder ve gelen kan fazla olur. Bu da o kadını çok sarsar. Sonradan regli bu hale getiren en önemli hastalıklar: - Rahimde Adi Ur meydana gelmesinden; - Rahimde kanser oluşmasından; - Rahmin iltihaplanmasından; - Herhangi bir nedenle Follikülin hormonunun normalden fazla olmasından ileri gelebilir. Bu sebeple önemlidir. Regl kanamasının fazlalığı yada iki regl günleri arasındaki kanamalar bu hastalıklardan varlığın birini işaret edebilir. Önemle üzerinde durmalıdır. Daha küçük yaştan beri fazla olup genel regl kanamaları ayrı bir konudur, vücut artık ona alışmıştır ancak yaş ilerledikçe buda zararlı olmaya başlayabilir orta ve ileri yaşlarda aşırı regl kanamaları dikkatle takip edilmeli ve nedeni bulunup giderilmelidir. Not: Fazla kanaması olanlar Aspirin ve benzeri kanamayı artırıcı ilaçlar almamalıdırlar. AĞRILI VE GÜÇ REGL Regller normal olarak ağrısız sancısız olmalıdır. Fakat bazı nedenlerle bazı kız ve kadınlarda reglden 1 – 2 gün önce başlamak ve regl süresince devam eden: - Rahimde ve iki kalça arasında ağrı ve sızı olur. - Bazı kadınlarda regl ağrısız olup giderken, rahim veya yumurta kanalında meydana gelen iltihaplanma sonucu regller ağrılı sancılı olmaya başlar. - Bazı kadınlarda ilk cinsel temastan sonra iltihap geçirirler ondan sonra reglleri ağrılı olmaya başlar. - Bluğ çağına girişten beri reglleri ağrılı acılı olanlardan rahimde eğiklik vardır. Ondan ağrı yapar. - Hormon dengesizliği ve azlığından da regl ağrılı sancılı olabilir. - Normal olup giderken bazı vitamin ve mineraller yetersizliği regl ağrılarının olmasına sebep olur.
Belirtileri Güç ve ağrılı regl sadece kasıklarda ağrı ve sancı yapmakla kalmaz aşağıdaki belirtilerde getirir:
- Karaciğerde ağrı, - Peklik çekilir, - Regl öncesi-sonrası-sırasında ağrı baş ağrısı, - Kasıklarda ve arkada iki kalça arasında ağrı olur, - Regl normal olarak 4 gün sürer bazı kadınlarda 5 – 6 gün sürer, - Bazı kadınlarda gelen kan içerisinde irili ufaklı pıhtılar görülür, Zamanımızda ki olanaklarla tüm bu anormallikler giderilebilir ve giderilmelidir de. Karaciğerimizin vücudumuzda çok önemli bir yeri vardır. Bunlar arasında kadın ve erkek cinsel bezelerinin (yumurtalık ve husyelerin) normal çalışmalarına yardım eder. Yumurtalık genellikle miktar follikülin (Oestrogen) hormonu salgılaması için yumurtalıklara gerekli maddeleri sağlar ve işi biten hormonları da toplayıp onları parçalar. Kadınlarda regller önemli B vitaminleri ve bilhassa B6 vitamini eksikliği yaratır. Bu nedenle regl’den birkaç gün önce ve regl süresi günlerince B vitaminleri grubu, regl sırasındaki tansiyon yükselmesini ve diğer rahatsızlıkları giderir. Bu süre zarfında karaciğer yeterince B vitaminleri ve proteince beslenirse regl sırasında açıkta kalan ve rahatsızlıklara neden olan hormonları alır, parçalar ve rahatsızlıkları önler.
VII – MENOPOZ (KESİLME) DÖNEMİ Kadınlar genellikle 45 – 50 yaşına doğru kesilme dönemine giriler. Bu yeni devrede kadında bedeni ve ruhi çok değişiklikler olur. Kesilme dönemi yaşı çeşitli şartlara göre değişir. Çin ve diğer uzak doğu ülkelerinde 70 yaşından sonra kesilir ve o zamana kadar doğum yapabilir. Kesilme dönemine girince yumurtlama ve dolayısıyla regl kanarlı kesilir yumurtlama ile ilgili çeşitli hormon salgıları duru ve azalır. Kesilme dönemi yani yumurtalıkların duraklama devresine girmesi karşısında hipofiz bezi onu uyarmak için çalışır fakat bu yumurtalıktan ziyade Tiroid ve böbreküstü bezlerin uyartılmasına sebep olur. Bu dönemdeki hipofiz bezesinin uyartılması tiroid bezi tepkisi her kadına göre değişir. - Eğer Tiroid bezi fazla çalışırsa o kadında: · zayıflama olur, · öfkeli ve heyecanlı bir tip halini alır, · kalp atışı anormalleşir ve artar, · zaman zaman ateş nöbeti gelir,
- Tiroid bezi az çalışırsa: · kadın şişmanlar (ekseri kadın menopoz da bu yüzden şişmanlar). · Fazla üşüme olur. · Vücudun kaslarında ve oynak yerlerinde romatizma ağrıları başlar. Hipofiz bezesinin uyartısı sonucu böbreküstü bezeleri daha fazla çalışmaya başlar ve bunlar kadın vücuduna erkeklik hormonu verirler. Böylece menopoza giren kadın erkek huyları olmaya, evde otorite olmak isteğine düşer. Ayrıca: vücutta menopoz dönemindeki hormon dengesinin bozulması sonuçu: · Tansiyon yükselir. · Kanda şeker artar. · Çarpıntı, ateş nöbeti gelir. · El ve ayakta titremeler olur. · Hazım zorluğu ve peklik ortaya çıkar. · Genel bir uyuşukluk ve peklik görülür.
A – KESİLMENİN NORMAL SEYRİ
a) Regl Durumu:
Bazı kadınlar kesildikten 1 – 2 yıl sonra yeniden kan görmeye başlar. Bunlar: rahim uru rahim iltihabı veya rahim kanserinden şüphe etmeli hemen doktora girmelidir.
b) Cinsel Organdaki Değişmeler: Kesilme sırasında rahime ve yumurtalıklara fazla kan gelir bu da oralarda kaşıntıya neden olur.
c) Bedensel Değişmeler: Kesilme döneminde kadınların çoğu şişmanlar. Memeler büyür. Baldır ve kalçalar yağlanır. Ense ve çene altı şişmanlar. Ses kalınlaşır. Bakışlar matlaşır. Bazı kadınlarda seyrek bıyıklar türer. Kol ve bacaklarda sert kıllar çıkar.
| |||||||||